Büyük Veriyi akla dönüştürmek

Çok değil topu topu 5-10 yıl önce sadece telefon ve bilgisayarlarımızın internete bağlı olduğu, ancak birkaç cihazın veri ürettiği bir dünyada yaşıyorduk. Günümüzde ise, sadece iş dünyasında kullandığımız teknolojiler değil, kolumuzdaki saatten, evimizdeki buzdolabına, kullandığımız arabadan kahve makinamıza, ve hatta sulama sistemimize kadar uzanan, tüm yeni nesil cihazlar veri üretiyor. Dünya üzerinde var olan verinin %90’ının son 2 yıl içinde üretildiği eminim birçoğumuz için bilinen bir gerçek. Peki ya 50 ZettaByte’a ulaşan bu büyüklüğün 2025 yılına kadar, yani sadece 5 yıl içinde  175 Zetta Byte’a ulaşacağının ön görüldüğünü düşünürsek, önümüzdeki yıllarda ne denli büyük bir veri akışı ile karşı karşıya kalacağımızı anlamak ve potansiyelini tahmin etmek çok da zor olmasa gerek.

Sosyal medya platformları, veri endüstrisinin merkezine yerleşmiş durumda.

Statistanın internet kullanımı ile ilgili raporu, sadece bir dakika içerisinde sosyal platformlardan gerçekleşen veri akışının büyüklüğünü çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.

  • Gönderilen email 188.000.000
  • Gönderilen text mesajı 18.100.000
  • YouTube takipçileri tarafından izlenilen video 4.500.000
  • Google Aramaları 4.407.420
  • Download edilen Uygulama 390.030
  • Skype kullanıcıları tarafından yapılan aramalar 231.840

Günümüzde iş ve eğitim dünyasında veri kaynaklı bu potansiyelin değerlendirilmesi amacıyla analitik teknolojilere yapılan yatırımlar son yıllarda önemli ölçüde artmış durumda ancak diğer yandan üretilen bu büyük ve karmaşık bilgi kümelerini anlamlandırabilmek ve aksiyon alınabilir bir iç görü haline dönüştürebilmek konusunda henüz yolun çok başında olduğumuz da bir gerçek. Her geçen gün daha sık duyduğumuz ve iş dünyasının lugatına Karanlık Veri olarak giren bu kavramı bakın Gartner nasıl tanımlamış.  

“Organizasyonların faaliyetleri süresince toplanan, işlenen ve depolanan ancak analiz, iş geliştirme ve ticari aktiviteler amacıyla kullanılamayan veriler.”

Splunk tarafından gerçekleştirilen “The State of Dark Data” araştırma raporunda karanlık veri oranı %55 olarak belirtilmiş. Avustralya, Almanya, Çin, Fransa, İngiltere ve Amerika’da yerleşik, başta IT olmak üzere farklı alanlarda faaliyet gösteren 1300’ün üzerinde iş liderinin katılım gösterdiği küresel araştırmanın raporunda karanlık data, organizasyonlar için henüz erişilmemiş en ciddi fırsat olarak gösteriliyor ve yapay zekanın yaratabileceği potansiyel ile mevcut veri kullanımı arasındaki uçurum net bir şekilde ortaya konuyor.

Bugüne kadar azımsanmayacak sayıda şirket, bu devasa kaynaktan faydalanıp, bu verileri analiz edilebilir hale getirmeye ve kullanmaya yöneldiler.  Topladıkları tüm veriyi etkili bir şekilde tanıtım, pazarlama süreçleri başta olmak üzere birçok alanda kullanmaya başladılar. Ve bu verileri analiz ederek, ileriye dönük, daha doğru ve etkili karalar alabilecek hale geldiler.

Şimdiye kadar bunu yapabilenler, yeterli kaynağı ve maddi gücü olan büyük ölçekli firmalardı. COVID 19 sürecinde değişen dünyada artık küçük ölçekli firmalar dahil tüm şirketlerin ellerindeki veriyi daha etkin kullanma, başta pazarlama,  satış olmak üzere tüm süreçlerine entegre etme ve dijitalleşme süreçlerini başlatmaları zorunlu hale geldi.

Bu dönüşümün çok daha yaygın bir şekilde uygulanabilmesi için, daha basit ve ekonomik teknolojilere ihtiyaç duyulacağı bir gerçek. Ancak elenmeden, önde yarışmak isteyen firmaların, bu karmaşık ve büyük veriden elde edecekleri akla duyacakları ihtiyaç tartışılamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir